17 Aralık 2012 Pazartesi

Kış günlerinde ev hayatı

Havaların iyicene sogudugu şu aralık gunlerınde kaganın burnu hep şelale halinde.
Evde mert de bende grip olduk.
KAganı sıkı giydirip duzenli sokaklarda çeşitli bahanelerle sürtme günlerimiz sona erdi sanırım zira her dısarı cıkısımızın ardından sümüklü hali daha da şiddetleniyor.
Böyle kuduruk, hareketli bir veletle beraberken dışarıya cıkmak benim için kaçıştan başka hiç birşey degil. Zira evde kaganı zapedemiyorum. Oyun desen oturup oyun oynayan cocuk degil, boyama desen boyalarını cıkartmamla yemege baslıyor, oyun hamuru da aynı sekilde.
Mutfakta tum dolapları, odalardaki dolapları, banyo dolaparı, ayakkabılık aklınıza neresi gelirse el cabuklugu ile yıkar, yığar! Dolayısı ile dışarıya yürüyüşe pek çok defa dinlenmek için çıkmışlığım olmuştur.
Son 4 gundur evdeyiz. Cidden cok zorlanıyorum. Yemesi, içmesi, oyunu, oyalanması evde cidden daha zor.
Kışın bebekli hayat zormuş.gecen sene rüzgarlıgını takıp bebek arabasına cıkıyordum ama sımdı taktırmıyor.

18 aylık olduk

Gecen hafta 18 ay aşıları için doktora gittik. 85 cm 12.5 kg olmuşuz ve bıngıldağımız kapanmış( bizimkisi buyuktu cunku)
Doktoru kağanın artık inek sutune gecebılecegını ve gece beslenmesını artık kesmem gerektıgını soyledı. Su ınek sutu meselesıne acaıp sevındım ve evdeki aptamil bitince yerine yenisini alma gereği hiç görmedim. Hiç düşünemedim ki neler yaşayabileceğimi :) aksam 12 gibi kagan gece sutu için uyandı bir hevesle inek sutunu koyduk biberona :) yer misin yemez misin!!! O gece krize girdi resmen ve sabaha kadar uyumadı! Uyumadı, deli gibi agladı.. Balla denedim olmadı, sekerle denedım olmadı.. Ertesı sabah ilk işim eve aptamilleri depolamak oldu. Aslında bir gece once ki uykusuz inek sutu deneyimi ile gece beslenmesini kesme yolundaki ilk gecemizi gecirmiş olduk. Takip eden diğer iki gecede devam sütünü sulandırdım ve simdi uyandıgında sadece su içiyor. İnek sutune de gece kalkmaları kesilince baslayacagım. Onu zaten sekersiz balsız baslatmak istiyorum, başarılı oluruz.




8 Aralık 2012 Cumartesi

Vefasız ev sahibi

Birşeye niyet edip oğluma hatıra kalır diye bı sayfası acıp tamamen unuttum!!!
Mart ayından beri uazmayışımın tek mazereti vefasızlık olsa gerek.
Gelelim gelişmelere..
Kagan 11 aylıken yürümeye başladı.
Oldukca hareketli bir bebek kendisi.
Şu an 16 dişimiz var.
4 ay itibari ile tracy hogg e.a.s.y yöntemi ile kendi kendine uyuyan yavru 14 aylıkken bunu rededip anne koynuna terfi etti. Bu oldulca zorlayıcı ama bir o kadar da keyifli oldu. Zira gün içinde kudum kuduran, kıçı yer yüzü görmeyen dolayısı ile kucağımda bir oturmayan kuzumla koklaşa koklaşa uyumanın tadı bambaşka. Şimdş tekrar yatağınds uykuya geçmesini sağlamaya calıstıgım bir dönemdeyim. Uyku meleğinin tavsiyeleri ve tracy teyzeden aklımdakş tüyolarla yine birşeyler yapıyorum. Başarıya ulaşmaya az kaldı :) bir hafta on gun bu basarıyı surdurursem taktiğimi acıklayacagım :)

Kağan iştahsız fsydalı olan hiç birşeyi yemek istemezsen gereksiz herşeye aç bir bebek çocugu :) ne bebek gibi ne de çocuk gibi
18 aylık oldu yavru
Aç kelimesini ögrendi her işini bu kelime ile hallediyor, babasına bile dede diyor.
Ama umulmadık anlarda ummadıgım seylet söyleyip beni şaşırtıyor. Gecen aksam babası geldi buyuk heyecanla babasını karsıladık kapıda bir şenlikler vs.. Babası naber dedi bizimki utana utana iyyyiiii dedi :)) bir daha uzun süre demez heralde

Kendimi geliştirmem, ögrenmem ve uygulamam gereken bir dönem.kagan'a yavas yavas yapmaması gereken seyleri ogretmem gerektiğini hissediyorum.
Bunun dogru zamanı ne zaman? Nasıl, nereden baslanmalı?

Ben basında despotca hayır, yapma, etme demek istemiyorum devamlı. Bunu yapmıyorum da ama o kadar hareketli ve hızlı ki ona yetişemediğim zamanlar oluyor.
Kendi kendine takılabilen kendi basınada oyun oynayabilen bir çocuk olması buyuk avantajım. İlgisi cok cabuk dagılıyor. Bir hevesle aldıgım masal kitaplarının bir sayfaını bile ona okuyamadım daha.

Şimdilik uzun bir aradan sonra benden bu kadar.
Arayı acmadan yine yazacgım.


12 Mart 2012 Pazartesi

Kaganla guncel hayat

Gecmisten bahsedeyim derken bugunu yazmayip, ihmal ettim.

Bu kucuk adam fiti fiti emekliyor, her yerde ayaga kalkiyor, durmadan hopluyor ve tuhaf sesler cikartiyor.

Gecen haftalarda cok huzursuz , aglak gunler gecirdik. Megerse ustten 3 tane disi ayni anda gelmeye karar vermisler. Dis cikarma seriveninde 16 saatlik uykusuzluk rekorunuzu 24 saate cikartip , dinlenmek ve hava degisini icin bir geceligine annemlere gittiginizde beni pismab edip sabah 4.30 da uyudu.
Dis cikartirken istah tamamen gidiyor. Zaten kilo da verdi.
9.5 Aylik oldugunuz su donem cok keyifli.
Papagan gibi beni taklik edisi,artik beni anlamasi, sevgisini gostermesi harika.

Kendimi cok sansli sayiyorum.
Cok sukur :)

24 Şubat 2012 Cuma

Bebekten Sonra Eş

Tuhaf bir durum oluyor.

Karnın burnunda, bir elin karnında bir elin sevgilinin elinde.
sonra bir can katılıyor aranıza tam da hayatınızın ortasına.
evde insanlar, kadın kısmının şaftı kaymış zaten.

En güzeli erkek kısmının bu zor günlere ortak olup, eşinin hayatını kolaylaştırması, kadının da bebeğine dalıp kocasını unutmaması olsa gerek..


Kimi eşler için zor bir viraj, kimileri için sevgilerini perçinleyen bir durum :)
umarım siz şanslı bölümdensinizdir.

İlk Üç Ay

Ne zaman birisinin yeni doğum haberini alsam içten içe acıyorum ona. bir kadının bence en zor günleri..
Lohusalık doneminin de kesinlikle 40 gün devam etmediğini düşünüyorum ya da insandan insana değişen bir durum bu.
Annem 15 gün bizde kaldı, o olmasa ne yapardım bilmiyorum. evinde kalmaya basladıgı dönemde de her sabah erkenden bize gelirdi aksama kadar yine bizde olurdu.
o kadar cok gelen giden oldu ki..
misafir olayı oldukca yorucu oluyor.

Bebek acısından da ilk üç ay tam bir kabus :)
kagan zaten eve geldik sarılık derecesi arttı bir gece daha hastanede kaldık. sarılıgın etkisi ile ilk iki hafta hep uyudu. herkes bebekten evvel nasil yetişmediğini, altlarını nasil da sik kirlettiklerini anlatıyordu. benim bebegim hiç altını kirletmiyordu.
gidiyorum, geliyorum bakıyorum yok bezi şişmemiş, kaka yapmamış.. sebebi biz doktora gidince belli oldu
meğerse 2720 dogan kuzum 2400 e düşmüş , besinsiz kalmıs.doktor sütümü sağmamı onerdğiğinde sütümün cok az oldugu ortaya cıktı.
kagan mama ile büyüdü, 3.5 ay aralarda emdi ama 3.5 aydan sonra memeden nefret etti ve bıraktı hemen akabinde de sütüm tamamen bitti.

ilk üç ayda kagan hiç ama hiç uyumuyordu :) saka gibiydi ama 16 saat aralıksız ayık kalmıslıg vardır. iyi geceler cayını denedim bir kez , etki etmedi :)
cok gaz sıkıntısı yasadık. acı elma yagı, sıcak havlu, collinox damla, neo baby gribe water yanı sıra singapurdan eşimin bir akrabasının yolladığı yu yee oil hayatımı kurtardı. bu kadar etkili olacağını o minicik şişesina bakınca hiç beklemezsiniz ama harika bir yağ. şiddetle tavsiye ederim.

kagan ın uykusuzlugundan dolayı sabah eşim işe giderdi ondan sonra ben içeride kaganı uyutmaya calısırdım sabah 8den aksama kadar cocugu uyutmaya calısırdım, uyumazdı.

kagan ın kırkı cıkması ile kendimizi sokaklara attık. sıcaklarla arası hiç iyi olmadı. minnacık bedeni, bir dolap dolusu tulumuna ragmen bizimki alttan cıtcıtlı bodylerle yazı gecırdi.
iki aylık oldugunda onunla ikimiz ilk uçak yolculugumuzu yaptık. sayesinde uçakta alt değiştirme deneyimi kazandım :)
3. ayımız bittiğinde tracy hogg'un bebek bakım sorunlarına mucize çözümler isimli kitabını aldım. uyku konusunda yardımcı olacağını umuyordum.
iyi ki almısım. kagan a ne kadar yanlıs davrandıgımı, nasil olmam gerektiğini ögrendim, uyguladım ve kagan kendi kendine uyuyan bir bebek oldu. ta ki bu aya kadar :)



En Güzel Yolculuk

Bu güzel haberi almak için 3 predictoru harcadım. Sansıma bana hamilesin demediler. :)
Mide yanması ve bulantısının yanı sıra acaip derece kuvvetli siyatik agrisi cekmiştim.
meyvelerden karpuza, yemeklerden sarma dolamaya aşerdim. şimdi diyorlar ki aşermek gibi birşey yok ama benim trende bile kış günü burnuma karpuz kokusu gelirdi. :o) neyse allem ettik kallem ettik bol bol karpuz yedim zaten sonunda da tam anlamıyla karpuza döndüm.
fakat bence kimse hamilelikten kilo alıp sisman kalmıyor. ben kilolu hamile kalmıstım. sorun burada baslıyor..
birinci ay ki kontrolde kendisi minicikti fakat ikinci kontrolde ne desem yuvarlak elips sekilde bir cisimin (ki kendisi böceğim olur) iki yanda iki asagıda kürdan gibi ama kıl gibi kıpırdayan kollarını ve bacaklarını göstermişti doktor bize. kıpır kıpırdı. sasırmıstık :)
üçüncü aydaki kontrolde ise bir bebekti karşımızdaki kocaman kafası, elleri ve ayakları ile artık büyümeye baslayan bir bebekti...
devamlı onunla konustum, duşa girdiğimde, giyinirken, yemek yaparken.. içimde artık hiç bir zaman yalnız olmadıgıma dair bir his oluşmuştu zaten 7. 8. aylarda karnıma pat pat diye vurunca o da nereye vursam oradan yanıt veriyordu. geceleri en büyük keyfim içerideki oğlumla bu güzel anları yaşamaktı.
doktorum normal dogumu savunan hatta doğum şekli hakkında konuşmaya gerek bile görmemişti ne de olsa normal doğum olacağı için.
38. haftada bir arkadasımın bebeği ile alakali aldıgım kotu haber beni cesitli vesveselere itti. bunu doktora söylediğimde kafamı bunlarla bozmamı fakat benim bu bozuk psikolojimden rahatsız oldugunu soyledi.
o günün gecesi acildeydik, ebe muane edince bebegin yukarıda oldugunu ve küçük bir bebek oldugunu söyledi. suyum bebeğin hareketi ile azar azar sızıyordu. bizi aksam eve yolladılar ve ertesi gün saat 15 de oğlumla buluştuk.
hayatımın en güzel gününü sorsalar hiç kuşkusuz 5 haziran derdim.
ne agrım oldu, ne baska birşey..
kocaman gözleri ile bana bakan o kücücük can en degerli parcam oluvermişti.

22 Şubat 2012 Çarşamba

Ilk Merhaba

Her gün internette bir sürü vakit harciyorum bir şekilde.
Bu blogu acarak kagan'la gecen ömrümü burası uzerinde saklayıp ılerıde ogluma hediye edebilirim diye düsündüm.
yazmaya büyülü hamilelikle baslamayı düsünüyorum. gercekten cok keyif aldıgım 9 ayda en guzel kısımları kelebegimin ilk hareketleridir. bebegimle oldukca interaktif bir sürec yasadik. hiç susmadan konustum onunla. banyoda bile.. odulunu de kagan dogduktan 4 gun sonra sarılıgı cok yuksek cıkınca fototerapi için hastanede gecirdigimiz gecede aldım. hemsire onu cin gibi dinleyen 4 gunluk bebege bakarken bana siz hamileyken cok mu konustunuz da simdi beni boyle dikkatli dinliyor diye sormustu.
4 gunluk bebegımı hastaneye gerı goturdugumuz ıcın sarılık degerı cok yuksek oldugu ıcın ve ben lohusa oldugum ıcın hıc durmadan gozlerım sısene kadar agladıgım o gun bu sozler benı cok mutlu etmıstı.

bır gece vaktı burayı acma fıkrı geldı aklıma virgülü olmayan bu bilgisayardan simdilik böyle bir giriş yapıyorum.

yakında hamilelik ve kaganımın dogumu ile geri gelecegim.
ardından gecirdigimiz 8.5 aydan ozet gecerim ve günlüğümüzü normal akısına bırakırız.

bir gün buraya bir okuyucu da düşerse eger..
selammm :)